Göz Kapağı Düşüklüğü

Göz Estetiği

Özellikle ilerleyen yaşlarda her şeyde olduğu gibi insan fizyolojisinde de gözle görülür birçok değişim gözlemlenmektedir. Bu durum için akla gelen ilk örnekler genellikle ciltte kırışıklık, saçların beyazlaması ve göz kapaklarının düşmesi olmaktadır. Genellikle yaşın ilerlemesi ve yer çekiminin etkisi ile ortaya çıkan göz kapağı sarkması gözün görüş niteliğini engellemediği müddetçe büyük bir risk teşkil etmese de özellikle kadınlar tarafından estetik kaygılar ile vücutta ilk müdahale gerçekleştirilen bölgelerin başında gelmektedir. Ancak bilinmelidir ki göz kapağı düşüklüğü göz kapağı estetiğinden farklı bir işlemdir.

Göz kapağı düşüklüğü temel olarak, üst göz kapağının karşı tarafa bakıldığında olması gereken pozisyondan daha aşağıda durmasıdır. Bu durumda klinik tablonun düzeltilmesi için bir seri işlem gerçekleştirilmektedir. Tıbbi terim olarak blefaropitoz olarak adlandırılmaktadır.

Göz kapağı düşüklüğünün sebepleri neler olabilir?

Bu şikayet ile hekime başvuran hastalarda öncelikle göz kapağı düşüklüğünün nedeni net bir şekilde belirlenmeli ve ona göre bir tedavi planı yapılmalıdır. Göz kapağı düşüklüğü yaşayan kişinin yaşı bu noktada oldukça kritiktir. Çünkü yaşanan sorunun genç yaşlarda rastlanan blefaroşalazis mı, ileriki yaşlarda ortaya çıkan dermatoşalazis mı yoksa bambaşka bir etken ile mi bu sorunu yaşadığını tespit etmek gerekmektedir. Bu ayrımın göz ardı edildiği durumlarda yanlış müdahaleler gerçekleştirilerek hasta üzerinde istenilmeyen sonuçlar alınma riski bulunmaktadır.

Göz kapağı düşüklüğünde hangi işlemler gerçekleştirilmektedir?

Göz kapağı düşüklüğü göz estetiğinde öncelikli olarak değerlendirilen yönlerin başında gelmektedir. Yani göz kapağı estetiği için hekime başvuran hastalarda göz kapağı pozisyonuna muhakkak dikkat edilmektedir. Cilt fazlalığını tedavi ederken aynı alandan girerek göz kapağı pozisyonu da ayarlanmaktadır. Burada temel olarak, göz kapağını istemli bir şekilde kaldıran tek kas olan levator kasına müdahale edilmektedir. Bu kasın hiçbir şekilde fonksiyonu olmayan hastalarda alın kaslarının kullanılması gibi daha komplike işlemler de uygulanabilmektedir. Bu işlem esnasında hastanın bilincinin yerinde olması ve cerrah ile kooperasyonu  önem arz etmektedir.

WordPress Theme built by Shufflehound. Dr. Özgür Pilancı @ 2019